Âşık Sümmani Âşık Şenlik Atışması şiiri

Aşık Sümmani

İlk puanı siz verin

Aşık sümmani ve aşık şenlik dönemlerinde aşıklık geleneğinin doğudaki en önemli aşıklarıdır.aşık sümmani’nin hakk aşığı olduğu konusunda ne kadar tereddütlerimiz yoksa aynı şekilde aşık şenlikte hakk aşığıdır geçmişte bu iki aşık arasında geçen karşılaşmalar dosthane tavırlar aşıklık dünyasında çok önemli bir yere sahiptir.

Aşık şenlik çıldırın suhara köyünde 1850 yılında doğmuştur.aşık sümmani ile rüyalarında dost oldukları söylenir.kısacası aşık sümmaniyle kader arkadaşıdır.çok sert yapısıyla dikkat çeken aşık şenlik’e karşılık sümmani ise nasihat ehli olarak bilinir.

Aşık sümmani’nin çıraklarından biri,aşık sefili çıldırdayken kendini sümmani olarak tanıtır ve bir konağa Ardahanın Ur Köyünde Hamşioğlullar’ının beyi Celal Beye kendisini Aşık Sümmani diye tanıtır.amacı; Aşık Sümmani’nin adını kullanarak Aşık Şenlik’i mat etmektir.kendisi farkında değildir ama Aşık Şenlik kendisinden kat kat büyük bir aşıktır.Celal Bey de Sümmani senın adını çok duydum ama görmek bu güne nasipmiş,Şenlik’e haber edelim de gelsin insanlar sizin karşı karşıya gelmenizi bekliyor der.Şenlik’e haber edilir Şenlik bu haberi alınca inanmaz Sümmani olduğuna babası ne oldu oğlum neden inanmıyorsun der “baba ben Sümmani’yi rüyamda gördüm bu gelen Sümmani olamaz ama Celal Bey’in sözü yere düşmez gideceğim” der ve yola çıkar bu arada Sümmani ile Şenlik’in atışacağını duyan halk Celal Bey’in konağını hınca hınç doldurmaktadır.Şenlik konağa gelir celal beye selam verir ama Sefili’ye selam vermez ve söyleşiye başlarlar fakat atışma beklenmedik bir şekilde kısa sürer Sefili Sümmani’nin adını yere düşürür sazını da şenliğe bırakır Samikale’ye doğru yola çıkar. O zaman ki atışmalarda mat olan aşık sazını bırakır gidermiş Sefili’nin sazı bırakması da ondan dır.

Aşık Sümmani tarlada ekin biçerken bir de bakar ki Sefili başı önde geliyor,Sümmani; “hayırdır sefili derdin ne senin” der.Sefili; “Sümmani Baba durum böyle böyle sazım Celal Bey’in konağında git adını kurtar” der. duyduklarına inanmakta zorlanan Sümmani, atını düzen eder Ardahan’a doğru yola çıkar Şenkaya’nın bir köyünde mola verir o köyde de yakın bir arkadaşı vardır bu arkadaşı çok bilge birisidir Sümmani ‘nin şenliğe mat olduğu söylentisini duymuştur. Sümmani bir şeyle duydum doğru mudur ben inanmadım ama? der. Sümmani de olanları anlatır Sümmani Baba sonraki gün yoluna devam eder ve konağa ulaşır. Selam verir ama kendisinin Sümmani olduğunu söylemez bir de duvara bakar ki Sefili’nin sazı duvarda asılı, Celal Bey ısrar eder ama kimliğini söylemez Aşık Sümmani. sofra kurulur Sümmani Baba sofraya davet edilir Sümmani tam somuna elini attığında Celal Bey birden Sümmani ‘nin elinden tutar ve “sen kimsin, nerden gelirsin, nereye gidersin? önce kendini tanıt” der.Sümmani Baba sofradan geri çekilir sazını eline alır ve şu dizeleri söyler:

Ben bu aşkın cenunuyam, pirişan derler bize
Aşk ile sermest olmuşum, zernişan derler bize,
Ervah-ı ezelde Hakk’a ikrar edenlerdeniz
Saye-i Resulüllah’dan ehl-i iman derler bize

Ta ezelden Lebbeyk kelamı söyledi lisanımız
Cemala müşerref etsin halk eden Hallakımız
Es-Seyyidü’l-Ahmedi Bedevi sultanımız
Bezm-i tarikat içinde dervişan derler bize

Elest-ü bezminde Hakk’a ikrar eyledi ervahımız,
Hamdolsun hamd-u senalar, Hakk’a doğru rahımız,
Halife-i ruy-i zemin mülki padişahımız,
Tabiatı, vilayeti Ali Osman derler bize

Adem Safiyullah’dır bizim aslımız, ecdadımız,
Hazreti pir i mügandır ta ezel üstadımız,
Sebavetten sorarsan Hüseyin dir adımız,
Aşıkanlar zümresinde kul Sümman derler bize

Bu şiiri dinleyen Celal Bey; “Nasıl olur iki gün önce Sümmani geldi ve Şenlik’e mat oldu gitti” Sümmani durumu anlatınca Celal Bey “Şenlik’i davet edeyim gelsin” der bu isteği Sümmani geri çevirir ve kendisini hayvan tüccarı olarak Şenlik’in köyüne gider.Şenlik’in babası Kadir Ağa sümmani ağırlar ve bir yandan da Şenlik’e haber edilir köye bir hayvan tüccarı geldi babanda misafir diye.Şenlik Sümmani’nin geldiğini anlamıştır ve hemen babasının evine gelmiştir kapıdan içeri girince rüyasında gördüğü Sümmani’yi tanır ve boynuna sarılır bir kaç kelam muhabbetten sonra söze başlarlar;

ŞENLİK

Merhaba aşık Sümmani cevher saçan merhaba,
Kelâmı kadim içinde harfi seçen merhaba,
Hasret kaldık bu dünyada mah-i tap ziyasına,
Dünyanın müzeyyen keyfin koyup geçen merhaba

Namert odu ehli dilde hasiyet görse dana
Mağrib-i maşrık-a katsam tenzil edersin ona
Çıkıpsan arşu alaya ismi ayandır sana
Melekler safında durup arşta uçan merhaba

Kerametin zuhur etti ehli diller başısın
Şenlik’in gözünün nuru huluskar gardaşısın
Cenneti bihişt bağında müminler yoldaşısın
Hazreti kırklar yediden bade içen merhaba

SÜMMANİ;

İbret lisanı ile mücevher saçan,
Ehli dil şenlik’im sen misin gardaş
Mağripten maşriğa ayan ve beyan
Alemde ürüşan gün müsün gardaş

Mücevher yığınağı cevher dükkanı
Sinen müzeyyendir gevherder kanı
Bir gören bir daha arzeder seni
Can içinde şirin can mısın gardaş

Sümmani meftundur cevher satana
İşte bende geldim sizin vatana
Lütfun hana benzer hükmün sultana
Bu çıldır elinde han mısın gardaş

ŞENLİK;

Derdim ondur dokuzunu demenem ağyara ben
Sekize arzumanım var yediye avara ben
Beş benim kisp-i karımdır dörde kıldım temenna
İkiye muhabbetim var yalvarırım bire ben

SÜMMANİ;

Elest-ü bezminde geldim hakkı hak ikrara ben,
Hamd olsun hamdu senalar düşmedim inkara ben,
Adamı kamil eyleyen arifi irfan imiş
Ya niçin can feda etmem öyle bir hünkara ben

ŞENLİK;

Otuz iki derdim vardır kırk sekiz dava ile
Üç yüz altmış altı burcu on iki sahra ile
Çardır mezhep, çardır kitap, çar gönül sevda ile
Tasdik-i ikrar eyledim varmadım kenara ben

SÜMMANİ;

Otuz iki farzın beyan kırk sekiz Cuma ile
Üç yüz altmış altı gündür mahi bir sene ile
Okuyup ezber eyledim ilm ile imla ile
Ta ezelden bend olmuşum öyle bir tüccara ben

ŞENLİK;

Elli dört babın içinde demim var devranım var
Yetmiş bin hicab içinde bir şahi hübanım var
Altı bin altı yüz altmış altı derdimin dermanı var
Şenlik’em şeş hesabı ile yar oldum o yare ben

SÜMMANİ;

Elli dört farzı beyan ettin sen gayet be gayet,
Yetmiş bin hicab içinde habibi nuri ahmet
Altı bin altı yüz altmış altı ayet beyyinat
Sümmani’yem gulam oldum öyle bir haznedara ben

şenlik devamla sorar;

ŞENLİK;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir