Hz. İsmail Destanı şiiri

Aşık Sümmani

İlk puanı siz verin

Güvenme Dünya’da malım var deyu
Hulusun bir eyle rabbi rahmana
Burcu sedarette elim var deyu
Kabartıp nefsini olma beyvana.

Kabartma nefsini gel bu kemali
Kemal sahibinden hıfz eyle hali
Nec oldu Dünya’da Karun’un malı
Dağıldı her biri gitti bir yana.

Dağılan devleti dermek istersin
Havayı hevese ermek istersin
Dünya’nın aslını görmek istersin
Kaftan kafa giden bak Süleyman’a.

Ona ki kalmadı taht-ı sedaret
Bu Dünya’ya gelen gider akıbet
Hakk Halil’e verdi dünyalık devlet
Diledi Mevla’dan evlat ihsana.

Bir evlat ver dedi Hazreti Yezdan
Bu alemde olsun gönlüm Şaduman
Onu senin yolan eyliyim kurban
Bir evlat ver yaradanım tek bana.

Tecelli göründü, dileğin dile
Esrarı ahvalin alemler bile
Hakk kabul eyledi kaldı hamile
Anda zuhur etti nur-i nişana.

Rahmine düşüben bir nişan oldu
İbrahim Halil’i şaduman oldu
Dokuz ay dokuz gün çün tamam oldu
Nihandan evladı geldi cihana.

Cihana geliben gördü ecdadın
Diledi mevladan verdi muradın
Hazreti İsmail koydular adın
Bak sırrı sadıktan olan merdana.

Pâki zatın her bir işe aşina
Kerem tacı konmuş idi başına
O zat erdi üç beş altı yaşına
Unuttu kurbanı geldi rüyana.

Rüyasına geldi bu gani midir
Acaba gösteren Sübhanı mıdır
Bilmenem şeytani, rahmani midir
Deyip daldı ol gafleti pünhana.

Pünhana dalıban eyledi inan
Bir dahi gösterdi Hazreti Yezdan
Sevgili oğlunu etsene kurban
Ya niçin vaadinden çıktın bir yana.

Emir ferman senin cenab-ı Kudret
Sana feda olsun oğul, mal, devlet
Yolan kurban edim hesapsız servet
Bağışla oğlumu yaradan bana.

Emroldu vaadine olsana gayil
Muhabbet babında kim olmaz mayil
Her devletten sevgilidir İsmail
Boş yerine malın koyma ziyana.

Emir ferman senin hazreti Kudret
Sana kurban olsun oğul, mal, devlet,
Varıp annesinden alayım ruhsat
İsmail’i getirelim kurbana.

Varıp annesinden çün aldı ruhsat
Bezetip oğlumu vereyim ziynet
Sana teslim edim Hakk’a emanet
Götür getir yine teslim et bana.

Böyle karar kılıp diktiler nişan
İbrahim Halili oldu Şaduman
Çünkü emreylemiş Hazreti Yezdan
Baba oğul düştü yola, revana.

Bunlar revan oldu esrari pinhan
Gör ne dilemişti Hazreti yezdan
İğva için geldi ol melun şeytan
Hacer’in gönlünü sala hicrana.

Hacer eder senin kıldığın şerdir
Oğlumun terleri misk-i amberdir
Babası mevlaya hak peygamberdir
Ne derse eylesin çıkmam divana.

Melül mahsun oldu iğvaya nayil
Alemi aldatmak feline mayil
Dedi geriye dön gitme İsmail
Geride validen düştü şivana.

Anan ağlar adûların güldürür
Bilmeyene senin derdin bildirir
Pederin götürüp seni öldürür
Yazık değil midir sen gibi cana.

İsmail diyer ki ey hile başı
Dökerim gözümden kan ile yaşı
Darılıban attı bir fiske taşı
Kör etti şeytanı bak şu sultana.

Kör etti şeytanı döndü sağına
Erdi erenlerin pir otağına
Ulaşmadan ol Arafat dağına
Dedi baba azmin gider ne yana.

Dedi oğul duyup etme merağı
Veçhin izhar eder herbir nevrağı
Sana kıyıp çalacağım bıçağı
Bezetip dağları al kızıl kana.

İsmail der cahil irfan olur mu
Cahille sohbetten pünhan olur mu
Ata evladına düşman olur mu
Gel öldürme baba yazıktır bana.

İbrahim der nedem, bu emri kudret
Ta ezelden seni kılmışım niyet
Hakk’a kurban ettim hesapsız devlet
Kurban için seni gösterdi bana.

Dedi baba yeni düzdüm erkânım
Kudret’in yoluna fedadır canım
Bu hususta aksın al kızıl kanım
Dedim belki düştüm başka isyana.

Evvel bu sohbetin bileydim baba
Tevhid ile kalbim sileydim baba
Anamdan helallik alaydım baba
Hasret ile kalmayaydım figana.

Anam benim için durup ağlasın
Ah ediben ciğerciğin dağlasın
Ata gelip kollarımı bağlasın
Can tatlıdır zahmet veririm sana.

Atası ol demde kolun bağladı
İsmail altında yattı inledi
Semada melekler seyran eyledi
Dedi aç kollarım dönem divana.

Açtı kollarını çün verdi ruhsat
Razıyam neyise bu emri kudret
Bıçağın bileyle al kolan kuvvet
Sana zahmet beni salma isyana.

Yanma baba yanma hasret közüme
Bir haf-i rabbanı düştü özüme
Ciğer acısıdır, bakma yüzüme
Kesemezsen asilik var gufrana.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir