Kanto VII şiiri

Ahmet Ada

İlk puanı siz verin

Bu uzun uzun şiirler çeşmelerden akan su
Balıkçıların ağı, sandalları, gümüşten balıkları
Balıkçı kahvesinde içilen sigaralar
Öyle kös kös düşünceler. Sonra
Susmalar denize karşı Kevser
Bu şaşkınlık, bu deniz çarpması.
En sonunda buradasın diyorum kendi kendime
Parmağını uzatsan sesini duyarsın
Baksan soluğu buğulanıp kalır denizin

Yaşlandıkça eylülün geçtiğini anlarsın
Yaprakların rengini dağıta dağıta
Hüznü buysa yaşlılığın Kevser
Uzun bir yolun sonundasındır. Öyle
Kısa kalır gecen de gündüzün de

Bu öyle bir derin soluk alıştır ki
Kollayıp deniz kıyısında parsı geçer
Ölümle dirim arasında gölgelerden
Bakarken bakarken öyle derinden
Öyle kendiliğinden hüzündür baktığı

Akşamdır. Suda parıltılar başlar
Yalnızlık bütün maharetini dener
Anılar kalır daracık sokaklarda
Girsen ara sokaklara öpersin
On yedi yaşının alnından

Bu uzun uzun yağmurlar parmaklarıdır
Yaşlılığı bağışlayan Zamanın
Nedensiz yağıyorlar ıssızlığına
Yağmurlardan sonraki sonsuzluğun.
Yine yağacaklar diyorsun
Sen öldükten sonra da tarazlı sulara

Hadi gel kıyıdaki sandallara gidelim
Dilersen konuşalım balıkçılarla balıklardan
Sen turnaları anlat, ben atları.
Ne kalır, ne kalır bir düşün
Sessizce yağan yağmurlardan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.