Son Söz şiiri

Sadettin Kaplan

İlk puanı siz verin

Bedevî âminlerim boyar dilimi bazen,
Elimin ayasında duâm Acem kınası…
Dönüyor burgu gibi içimde bir semâzen,
Aklımın saçağında son beyin fırtınası…

Kafasız enselerde kıllanıyor bakışım,
Lime-lime şahâdet parmağımın etleri…
Gitgide silinmekte gönlümdeki nakışım,
Üfledikçe yüzüme efendi hazretleri…

Damlıyor doksan dokuz gözüm bir tesbih gibi,
Acem-aşirân rengi bir püskülün ucundan…
Düşüyor bir denize delik ibriğin dibi;
Sızınca nar pekmezi nargile marpucundan…

Ruhumun zindanında kararmakta aklarım,
Nefse eğilişime “eyvah” diyemiyorum.
O kadar el ve etek öptü ki dudaklarım;
Kirlenen bu ağızla “Allah” diyemiyorum…

Şaşırdım, çağrıların hangisi Muhammedî?
Bir nidâ duyuyorum ötenin ötesinden…
Ezelin gergefinde hangi nakış ebedî?
Yârab! Bir çağrı gönder sevgilinin sesinden…

Aç “yol”unu; ne “tarîk”, ne de “râh” istiyorum.
Açayım yüreğimi sana, “Bismillah” diye…
Senden özge ne sultan, ne de şâh istiyorum;
Son nefeste son sözüm sen ol; “Yâ Allah! ” diye…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir