Ne çok iz bedenimde senden:
İki siyah haşhaş açtı
düşlerinle ısırdığın omuzlarımda;
göğsümdeki bu onmayan yara
gözyaşının damladığı günden kalma;
“Mutlu aşk yok” diye inildemişti Aragon,
uçurum gibi parıldayan Elsaya. Ah!
Zakkumsu ses; gümrah
bir bahçe olsun isterdim,
kederin ve deliliğin arkası.
Ne kaldı bana senden demiştin,
çürüyen güllerin anısı sadece
çürüyen güllerin anısı.
ah! Niye kesmedin
uyurken bileklerimi?

Bir yanıt yazın