Pâdişâh-ı ‘Âlem-penâh Hullidet Hılâfetuhu Hazretlerine

Döymeyüp subh-ı tecellîde dem-i dîdâra gül
Tûr-ı Mûsâ gibi kendin itdi pâre pâre gül

Subh-dem dem urmasa sırr-ı Ene’l-hakdan eger
Gâlibâ Mansûr-veş asılmaz idi dâra gül

Nev-bahâr oldı açıldı gonce-lebler gülşene
Yir yok yapışa penbeyle meger dîvâre gül

Lâleler la’lîn-surâhî câmlar zerrîn-kadeh
‘Iyş içün geldi gül-efsûn içmege gülzâre gül

Cilve eyler nûrdan şehperle kâh-ı şâhda
Cennet-i gülşende benzer Ca’fer-i Tayyâra gül

Bâd Düldüldür benefşe önce yürür Kanberî
Surh-ruhsâr oldı döndi Haydar-ı Kerrâra gül

Berg sanma sebz ile eyler ‘alamet başına
Benzeyelden hayr-ı âl-ı Ahmed-i Muhtâra gül

Mâlîk-i Dînâr gibi mâlik-i dînâr iken
Jende-pûş oldı giyüp bir hırka-i sad-pâre gül

Bülbüle geh Gülsitân geh Mantıku’t-tayr okıdur
Gâh Sa’dîye ider taklîd geh ‘Attâra gül

Zehr-i cevr ile helâk olsa ‘aceb mi ‘andelîb
Beyzası jâle dönüpdür halka olmış mâra gül

Jâleyi her şeb sürer başına mânend-i gül-âb
Âh-ı bülbülden sudâ’ı var dönüp bîmâra gül

Her gice şeb-bûylar yakar buhûr-ı Meryemi
Deyrdür sahn-ı çemen anda büt-i Ferhâre gül

Ser-be-ser gûş olmaz idi bülbülün efgânına
Lutf-ı tab’ından eger meyl itmese eş’âra gül

Elden ele vara vara oluban âvâre gül
Çâk-dâmân oldı döndi şâhid-i bâzâra gül

Kullugunca eyledi her pâresin bâd-ı seher
Çünki koyup hüsnün itdi gülşene nezzâra gül

N’eylerem sensiz gülistân seyrini ‘ışkunda çün
Eşk müldür nâle bülbül âh sünbül yâre gül

Saklanursa hattun içinde n’ola gül-gûn ruhun
Konılur evrâk-ı mushaf içre ey meh-pâre gül

Girye vü şebgîrüm eyler tâze vü ter hüsnüni
Buldı şebnemle tarâvet ey kamer ruhsâre gül

‘Âşıka bir gül yeter lâzım degül tekrâr çün
‘Âşıka lâzım degül gül besdür ol ruhsâre gül

Gâh zahm-ı tîr-i hicr ü gâh dâg-ı derd-i ‘ışk
‘Âşıkun gönlini açar ara gonce ara gül

Derhem olup gonce-veş pîçîde-rûluk eyleme
Gül gibi handân olup ey baht gül bir pâre gül

İrmedi mi gûşına bâd-ı sabâdan ‘adl-i şâh
Nice bir âzâr eyler ‘andelîb-i zâre gül

Jâledür alnı deri hûn-ı cigerle kesbidür
Geldi anı bâb-ı şâha itmege îsâre gül

Sensin ol sultân-ı kişver-gîr tîg-i ‘adlüne
Yazılupdur mihr-i ‘âlem-tâb bir zer-kâre gül

Server-i serdârısın şâhân-ı dehrün hüsrevâ
Nitekim sultân olupdur cümle-i ezhâre gül

Bâd-ı ‘adlünle gülistân-ı zemân her dem bahâr
Tâb-ı hurşîd-i cemâlünle cihân hem-vâre gül

Tâb-ı tîgünle dil-i kâfirden îmân urdı berk
Virmedi bâg-ı cihânda gerçi seng-i hâre gül

Meclis-i hâsunda bülbüller ser-âgâz eylese
Dâyire tutar yanınca nagme-i edvâre gül

Kîse idüp gonceyi jâleyle urdı mühr ana
Pîş-keş göndermege sen server-i serdâre gül

Bâg-ı kadründe felek bir kûze-i pür-âbdur
Solmamaga konmış anda seb’a-i seyyâre gül

Bu şiiri oyla Henüz Oylanmamış

"Döymeyüp subh-ı tecellîde dem-i dîdâra gül" için ilk yorumu siz yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir