beni örün, beni örtün!
bir şey var: eski sözleri
uzun ve anlaşılmaz şeylere gömdüm
gördüm: sözlerin kumunda
bir vaha idi yaz
duydum, yeşil kuş, hadra!
dedi, siz,
ölmeden önce ölün!
beni örün, beni örtün!
gördüm: göğsünden kopan güneşti
yeşil sözü gördüm
avucunda doğan nehri
bir kemerdi; giyindim aşkı
hırkamı ördüm bürde!
dedi üşüyordun,
sana verdim!
beni örün, beni örtün!
sessizlikti, gülü doğurdu
yüzümü Yüzüme dönüm
Zaman, güldür; gülü böldüm
yeşil gülü: semerkantül fuad
yürüdüm aşklara doğru
hüzün geldi, baned suad!
dedi, gömün!
beni örün, beni örtün!

Bir yanıt yazın